Sön...
KESİK NOT: SOKAK LAMBASI Sön! Aydınlattığın kaldırımların, asfaltı eskimiş yolların, her yağmurla dolan çukurların, servi ağacının elektrik tellerini teğet geçen cesaretinin, etrafında uçuşan sineklerin, çöpleri karıştıran kedilerin, sokak başlarını nöbet tutan dişi kanlı köpeklerin üstüne, sön. Sön! Söylenecek sözlerin, boğazdan zor geçen kabullenişin, burnumun ucunu yakan adımların , "bir ihtimal daha olmalı" sabahlarımın üstüne, sön. Bu dipsiz , ışıksız, sonsuz karanlığın içinde iki kişi bırak bizi ve öyle sön. Büyümenin de bir farkı yok çocukluktan , çünkü her yetişkinin var bir çocukluk karanlığı. Çocukluğuma, sön. Herkes aynı oysa ışıklar kapandığında. Ayın altında tüm gölgeler azılı birer katil, her yatağın altında var bir canavar - alışana kadar gözler- Sen şimdi, gözlerime tanımadığın tüm o zamanların üzerine , sön. Uğultusu yüksek rüzgarların titrettiği ışığına razıyken, bir başka sokağa iltica ettirilişimin üzerine sön. "akmaktan korkan su...